İtirazın İptali Davası Nedir? 2026 Güncel Rehber: Şartları, Süresi, İcra İnkâr Tazminatı ve Tüm Detaylar
Alacaklı olarak icra takibi başlattığınızda borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi, takibinizin durmasına neden olur. Bu durumda alacağınızı tahsil edebilmenin en etkili yollarından biri itirazın iptali davası açmaktır. İİK md. 67 ile düzenlenen bu dava, icra hukukunun en sık başvurulan yollarından biridir ve doğru uygulandığında hem alacağın tahsilini hem de icra inkâr tazminatı elde edilmesini sağlar. Bu rehberde itirazın iptali davasının tüm boyutlarını — şartlarını, süresini, görevli ve yetkili mahkemeyi, arabuluculuk zorunluluğunu, icra inkâr tazminatını ve pratik hesaplama örneklerini — 2026 güncel verileriyle ele alıyoruz.
1. İtirazın İptali Davası Nedir?
İtirazın iptali davası, borçlunun ilamsız icra takibine yaptığı itirazın haksızlığının tespiti ve itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamak amacıyla alacaklının açtığı bir eda davasıdır. Bu dava İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi (İİK md. 67) ile düzenlenmiştir.
İlamsız icra takibinde borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz edebilir. Bu itiraz üzerine takip kendiliğinden durur. Alacaklının takibi devam ettirebilmesi için iki yoldan birine başvurması gerekir: itirazın iptali davası veya itirazın kaldırılması. İtirazın iptali davası, genel mahkemelerde görülen ve kesin hüküm niteliğinde karar verilen bir davadır; bu yönüyle icra mahkemesinde görülen itirazın kaldırılması yolundan ayrılır.
2. İtirazın İptali Davasının Hukuki Niteliği
İtirazın iptali davası, hukuki niteliği itibarıyla hem tespit hem eda unsurları taşıyan özel bir dava türüdür. Mahkeme, öncelikle alacağın varlığını tespit eder, ardından itirazın iptaline ve takibin devamına karar verir. Bu karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder; yani aynı taraflar arasında aynı konuda yeniden dava açılamaz.
Bu dava, niteliği itibarıyla bir maddi hukuk davası olup alacağın esasına ilişkin bir inceleme yapılır. Nitekim Yargıtay da itirazın iptali davasının tahkime elverişli bir dava türü olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 11. HD, 2024/212 E., 2024/2703 K.).
3. İtirazın İptali Davası ile İtirazın Kaldırılması Yolunun Tercih Edilmesinde Stratejik Değerlendirme
Alacaklı, borçlunun itirazını bertaraf etmek için iki farklı hukuki yola başvurabilir. Hangisinin seçileceği, eldeki delillerin niteliğine ve alacaklının beklentilerine bağlıdır.
İtirazın iptali davasının tercih edilmesi gereken haller:
Alacaklının elinde İİK md. 68'de sayılan belgelerden (imzası ikrar edilmiş adi senet, resmî senet, resmî daireler veya yetkili makamların yetki alanında düzenledikleri belgeler) biri bulunmuyorsa, yegâne yol itirazın iptali davasıdır. Ayrıca alacaklı, kesin hüküm niteliğinde bir karar elde etmek istiyorsa yine bu davayı tercih etmelidir. Bunun yanında, alacağın kapsamlı bir yargılama gerektirdiği hallerde (bilirkişi incelemesi, tanık dinlenmesi, keşif yapılması gereken durumlar) itirazın iptali davası daha uygun bir yoldur.
İtirazın kaldırılması yolunun tercih edilmesi gereken haller:
Alacaklının elinde İİK md. 68'deki nitelikte bir belge varsa ve alacağın hızla tahsil edilmesi öncelikliyse, icra mahkemesinde görülen itirazın kaldırılması yolu daha süratli sonuç verir. Ancak bu yolda verilen karar geçici hüküm niteliğindedir ve kesin hüküm teşkil etmez.
Önemli: Alacaklı önce itirazın kaldırılması yoluna başvurmuş ve talebi reddedilmişse, 1 yıllık hak düşürücü süre içinde olmak kaydıyla itirazın iptali davası açabilir. Ancak itirazın iptali davası açmış olan alacaklı, aynı alacak için itirazın kaldırılması yoluna başvuramaz (Yargıtay HGK, 2017/19-1656 E., 2021/738 K.).
4. İtirazın İptali Davasının Şartları
İtirazın iptali davasının açılabilmesi için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:
a) Geçerli Bir İlamsız İcra Takibinin Bulunması: Alacaklının genel haciz yoluyla (ilamsız) icra takibi başlatmış olması şarttır. İlamlı icra takiplerinde bu dava söz konusu olmaz.
b) Borçlunun Süresinde İtiraz Etmiş Olması: Borçlunun, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine usulüne uygun itirazda bulunmuş olması gerekir. Süresi içinde yapılmayan itiraz geçersiz olacağından, takip kesinleşir ve bu davaya gerek kalmaz.
c) Davanın 1 Yıllık Hak Düşürücü Süre İçinde Açılması: Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde bu davayı açmalıdır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece resen gözetilir. Sürenin geçmesi halinde dava reddedilir ve alacaklı aynı alacak için yeniden ilamsız takip başlatmak zorunda kalır.
d) Alacağın Varlığının İspatlanması: Alacaklı, alacağının varlığını genel hükümler çerçevesinde ispatla yükümlüdür. Sözleşme, fatura, irsaliye, banka dekontları, ticari defterler gibi her türlü delil kullanılabilir.
e) Hukuki Yararın Bulunması: Alacaklının bu davayı açmakta güncel ve meşru bir hukuki yararının bulunması gerekir. Takip kesinleşmişse veya alacak başka yollarla tahsil edilmişse hukuki yarar yokluğundan dava reddedilir.
5. Hak Düşürücü Süre ve Hesaplanması
İtirazın iptali davası için öngörülen 1 yıllık süre, hak düşürücü süre niteliğindedir. Bu süre:
- Başlangıç tarihi: Borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ edildiği tarihtir. İtirazın yapıldığı tarih değil, alacaklıya usulüne uygun tebliğ edildiği tarih esas alınır.
- Niteliği: Hak düşürücü süre olduğundan zamanaşımı süreleri gibi durma veya kesilme söz konusu değildir.
- Mahkemece resen gözetilir: Taraflar ileri sürmese bile mahkeme bu süreyi kendiliğinden inceler.
- Arabuluculuk süreci etkisi: Zorunlu arabuluculuğa tabi davalarda arabuluculuk sürecinde geçen süre, hak düşürücü süreden düşülür (HUAK md. 18/A-15).
Hesaplama Örneği: Borçlu 10 Ocak 2026'da itiraz etti ve bu itiraz alacaklıya 20 Ocak 2026'da tebliğ edildi. Alacaklının itirazın iptali davası açması için son tarih 20 Ocak 2027'dir. Arabuluculuk süreci 15 gün sürdüyse, bu 15 gün süreye eklenir.
6. Görevli ve Yetkili Mahkeme
6.1. Görevli Mahkeme
İtirazın iptali davasında görevli mahkeme, takibe konu alacağın hukuki niteliğine göre belirlenir:
| Alacağın Türü | Görevli Mahkeme |
|---|---|
| Adi alacak (genel borç ilişkisi) | Asliye Hukuk Mahkemesi |
| Ticari alacak | Asliye Ticaret Mahkemesi |
| İşçilik alacağı (ücret, tazminat vb.) | İş Mahkemesi |
| Kira alacağı | Sulh Hukuk Mahkemesi |
| Tüketici işleminden doğan alacak | Tüketici Mahkemesi |
6.2. Yetkili Mahkeme
Yetkili mahkeme, genel yetki kuralına göre borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir. Bunun yanı sıra taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi varsa sözleşmede belirlenen yer mahkemesi de yetkilidir. Sözleşmenin ifa yeri mahkemesi de özel yetkili mahkeme olarak tercih edilebilir (HMK md. 10).
7. Arabuluculuk Zorunluluğu
İtirazın iptali davasında arabuluculuğa başvuru zorunluluğu, alacağın kaynağına göre değişir:
Zorunlu arabuluculuğa tabi olan durumlar:
- Ticari alacaklar: 6102 sayılı TTK kapsamındaki ticari uyuşmazlıklarda itirazın iptali davası açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır (TTK md. 5/A).
- İşçilik alacakları: İş hukukundan doğan alacaklara ilişkin itirazın iptali davalarında arabuluculuk zorunludur (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu md. 3).
- Tüketici alacakları: Tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda arabuluculuk zorunludur (6502 sayılı TKHK md. 73/A).
- Kira alacakları: 7445 sayılı Kanun ile eklenen HUAK md. 18/B uyarınca kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabuluculuk zorunludur (ilamsız icra yoluyla tahliye hariç).
Zorunlu olmayan durumlar:
- Ticari nitelikte olmayan adi alacak ilişkilerinden doğan itirazın iptali davaları (örneğin iki gerçek kişi arasındaki borç ilişkisi) için arabuluculuk zorunlu değildir.
Arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde mahkeme, dava şartı yokluğu nedeniyle davayı usulden reddeder.
8. Yargılama Usulü ve İspat Yükü
8.1. Yargılama Usulü
İtirazın iptali davası, genel hükümlere (HMK) tabi bir davadır. Uygulanacak yargılama usulü alacağın niteliğine göre değişir:
- Yazılı yargılama usulü: Asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemesinde görülen davalar.
- Basit yargılama usulü: İş mahkemesi, sulh hukuk mahkemesi (kira alacağı) ve tüketici mahkemesinde görülen davalar.
8.2. İspat Yükü
İspat yükü kural olarak alacaklıya (davacıya) aittir. Alacaklı, takip konusu alacağın varlığını ve borçlunun itirazının haksız olduğunu ispat etmelidir. Kullanılabilecek deliller arasında sözleşme, fatura, cari hesap ekstresi, banka kayıtları, ticari defterler, tanık beyanları ve bilirkişi raporu sayılabilir.
Alacaklı ispat yükünü yerine getirdiğinde, ispat yükü borçluya geçer. Borçlu, borcun mevcut olmadığını, ödendiğini veya zamanaşımına uğradığını gibi savunmalarını ispatlamakla yükümlü hale gelir.
8.3. Borçlunun Savunma Yolları (Davalının Savunmaları)
Borçlu, itirazın iptali davasında çeşitli savunma araçlarına başvurabilir:
a) Zamanaşımı def'i: Borçlu, alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürebilir. Zamanaşımı def'i bir itiraz değil def'i olduğundan, mahkemece resen gözetilemez; borçlunun bunu açıkça ileri sürmesi gerekir. İlamsız icra takibinde borçlunun ödeme emrine itirazı zamanaşımını kesmez; ancak itirazın iptali davasının açılması zamanaşımını keser (TBK md. 154).
b) Ödeme savunması: Borçlu, borcun tamamen veya kısmen ödendiğini ileri sürebilir. Takipten sonra ve davadan önce yapılan kısmi ödemeler, hükmedilecek icra inkâr tazminatının hesaplanmasında dikkate alınır. Yargıtay'a göre borçlunun takipten sonra ödeme yapması, itirazının haksızlığını ortadan kaldırmaz; icra inkâr tazminatı ödeme öncesi miktar üzerinden hesaplanır.
c) Takas ve mahsup savunması: Borçlu, alacaklıdan olan karşı alacağını takas def'i olarak ileri sürebilir. Bu savunma, aynı cinsten ve muaccel karşı alacağın varlığını gerektirir (TBK md. 139 vd.).
d) Borcun sona erdiğine ilişkin savunmalar: İbra, yenileme (tecdit), alacağın devri, imkânsızlık veya şartın gerçekleşmemesi gibi borcun sona erme halleri savunma olarak ileri sürülebilir.
e) Yetkiye ve görevli mahkemeye itiraz: Borçlu, davanın yetkisiz veya görevsiz mahkemede açıldığını ileri sürebilir. Yetki itirazı kural olarak ilk itiraz niteliğinde olup cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir (HMK md. 19).
9. İcra İnkâr Tazminatı
İtirazın iptali davasının en önemli sonuçlarından biri icra inkâr tazminatıdır. İİK md. 67/2 uyarınca, borçlunun itirazının haksız olduğuna karar verilirse borçlu, hükmolunan alacak miktarının yüzde yirmisinden (%20) aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.
9.1. İcra İnkâr Tazminatının Şartları
- Alacaklının dava dilekçesinde açıkça talep etmiş olması gerekir; mahkeme resen hükmedemez.
- Alacağın likit (belirli veya belirlenebilir) olması şarttır.
- Borçlunun itirazının haksız çıkmış olması yeterlidir; ayrıca kötü niyet aranmaz.
9.2. Hesaplama
İcra inkâr tazminatı, asıl alacak üzerinden hesaplanır. Faiz, icra masrafları ve vekâlet ücreti tazminat hesabına dahil edilmez.
Hesaplama Örneği: 200.000 TL asıl alacak için icra takibi başlatıldı. Borçlu itiraz etti. Mahkeme itirazın iptali ve takibin devamına karar verdi. İcra inkâr tazminatı: 200.000 TL × %20 = en az 40.000 TL. Mahkeme, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre %20'nin üzerinde bir orana da hükmedebilir.
9.3. Kötü Niyet Tazminatı
Aynı maddenin devamında, alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu tespit edilirse bu kez alacaklı, borçlunun talebi üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden (%20) aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilir.
10. İtirazın İptali Davası ile İtirazın Kaldırılması Arasındaki Farklar
Bu iki yol sıklıkla karıştırılmaktadır. Aşağıdaki tablo temel farkları özetlemektedir:
| Kriter | İtirazın İptali Davası (İİK md. 67) | İtirazın Kaldırılması (İİK md. 68-68/a) |
|---|---|---|
| Görevli merci | Genel mahkemeler (asliye hukuk, ticaret, iş vb.) | İcra Mahkemesi |
| Dava açma süresi | İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl | İtirazın tebliğinden itibaren 6 ay |
| Belge zorunluluğu | Yok — her türlü delille ispat mümkün | İİK md. 68'deki belgeler (imzası ikrar edilmiş senet, resmî belge vb.) zorunlu |
| Kararın niteliği | Kesin hüküm (maddi anlamda) | Geçici hüküm niteliğinde (kesin hüküm teşkil etmez) |
| İcra inkâr tazminatı | Talep edilebilir (%20'den az olmamak üzere) | Talep edilebilir (%20'den az olmamak üzere) |
| Yargılama usulü | Genel hükümlere göre (yazılı/basit) | Basit yargılama usulü |
| Tercih hakkı | Her durumda açılabilir | Yalnızca İİK md. 68'deki belgeler varsa |
Önemli: Alacaklı bu iki yoldan birini seçmekte serbesttir. Ancak itirazın kaldırılması yoluna başvurmuş olan alacaklı, daha sonra itirazın iptali davası da açabilir. Buna karşılık itirazın iptali davası açmış olan alacaklı, aynı alacak için itirazın kaldırılması yoluna başvuramaz.
11. Davanın Sonuçları
11.1. Davanın Kabulü Halinde
- Borçlunun itirazının iptaline karar verilir.
- İcra takibi kaldığı yerden devam eder.
- Talep edilmişse borçlu icra inkâr tazminatına mahkûm edilir.
- Borçlu, yargılama giderlerini ve karşı vekâlet ücretini öder.
11.2. Davanın Reddi Halinde
- Borçlunun itirazı yerinde görülür ve takip iptal edilir.
- Borçlu talep etmişse alacaklı kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilir.
- Alacaklı, yargılama giderlerini ve karşı vekâlet ücretini öder.
11.3. Kısmi Kabul
Mahkeme, alacağın bir kısmını kabul edip bir kısmını reddedebilir. Bu durumda icra inkâr tazminatı yalnızca kabul edilen kısım üzerinden hesaplanır.
12. Belirsiz Alacak Davası Olarak İtirazın İptali
Uygulamada önemli bir mesele, itirazın iptali davasının belirsiz alacak davası (HMK md. 107) olarak açılıp açılamayacağıdır. Yargıtay içtihatlarına göre bu konuda dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:
İtirazın iptali davasının müddeabihini (dava değerini), borçlunun itiraz ettiği alacak miktarı belirler. Dolayısıyla takip konusu alacak belirli ise itirazın iptali davasının belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün değildir. Ancak takip konusu alacağın gerçek miktarının belirlenmesi yargılama sonucunda bilirkişi incelemesine bağlı ise (örneğin hesap uyuşmazlıklarında, iş kazası tazminatlarında veya cari hesap alacaklarında) belirsiz alacak davası olarak açılabileceği kabul edilmektedir.
Belirsiz alacak davası olarak açılan itirazın iptali davasında tahsil hükmü kurulması mümkün olmaz; mahkeme yalnızca itirazın iptaline ve takibin devamına karar verir. Alacak belirlendikten sonra artırılan kısım için faiz başlangıcı, temerrüt veya dava tarihi olarak kabul edilir.
İcra inkâr tazminatı açısından: Belirsiz alacak davası olarak açılan itirazın iptali davasında, alacağın bilirkişi raporuyla belirlenmiş olması halinde alacak likit sayılmayacağından icra inkâr tazminatına hükmedilmesi tartışmalıdır. Yargıtay'ın ağırlıklı görüşü, bilirkişi marifetiyle belirlenen alacağın likit olmadığı yönündedir.
13. İhtiyati Haciz ve İtirazın İptali Davası İlişkisi
İhtiyati haciz kararına dayalı olarak icra takibi başlatan alacaklının, borçlunun itirazı karşısında İİK md. 264 hükümlerini de gözetmesi gerekir. Bu maddeye göre:
Alacaklı, ihtiyati haciz kararının uygulanmasından sonra ilamsız icra takibi başlatmış ve borçlu itiraz etmişse, alacaklının itirazın tebliğinden itibaren 7 gün içinde itirazın iptali davası açması veya itirazın kaldırılması yoluna başvurması zorunludur. Bu süre, İİK md. 67'deki 1 yıllık hak düşürücü süreden farklı ve çok daha kısa bir süredir. 7 günlük süre içinde dava açılmazsa veya itirazın kaldırılması talep edilmezse ihtiyati haciz kendiliğinden hükümsüz kalır.
Bu nedenle ihtiyati haciz kararına dayalı takiplerde alacaklının özellikle dikkatli olması ve 7 günlük süreyi kaçırmaması kritik önem taşır. İhtiyati haciz düşse bile 1 yıllık süre içinde itirazın iptali davası açılabilir; ancak bu durumda ihtiyati haciz güvencesinden yararlanılamaz.
14. Takipten Sonra Yapılan Ödemeler
Borçlunun icra takibine itiraz ettikten sonra borcu kısmen veya tamamen ödemesi halinde ortaya çeşitli hukuki sonuçlar çıkar:
Tam ödeme halinde: Borçlu, itirazından sonra borcun tamamını öderse alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı kalmaz. Ancak alacaklı, dava masrafları ve icra masrafları için dava açma hakkını koruyabilir.
Kısmi ödeme halinde: Borçlu itiraz ettiği borcun bir kısmını öderse, alacaklı kalan miktar için itirazın iptali davası açabilir. Yargıtay'a göre borçlunun takipten sonra kısmi ödeme yapması, itirazın haksızlığını kabul anlamına gelir ve icra inkâr tazminatı hesabında ödeme öncesi toplam alacak miktarı esas alınır. Ancak daha güncel içtihatlarda, tazminatın ödenmemiş kalan kısım üzerinden hesaplanması gerektiği de kabul edilmektedir.
15. Kanun Yolları (İstinaf ve Temyiz)
İtirazın iptali davasında verilen karara karşı taraflar kanun yollarına başvurabilir:
15.1. İstinaf
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf başvurusu yapılabilir (HMK md. 345). İstinaf başvurusu, bölge adliye mahkemesinin (BAM) ilgili hukuk dairesine yapılır. 2026 yılı itibarıyla istinaf sınırı 104.550 TL olup bu miktarın altındaki kararlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz (HMK md. 341/2).
15.2. Temyiz
Bölge adliye mahkemesinin kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz başvurusu yapılabilir (HMK md. 361). 2026 yılı itibarıyla temyiz sınırı 478.630 TL olup bu miktarın altındaki BAM kararları kesindir (HMK md. 362/1-a).
15.3. Kanun Yollarının İcra Takibine Etkisi
İtirazın iptali davasında verilen kararın istinaf veya temyiz edilmesi, icra takibini kendiliğinden durdurmaz. Borçlu, icra takibinin durdurulması için icra müdürlüğünden tehir-i icra (icranın geri bırakılması) kararı almalıdır. Bunun için borçlunun, hükmedilen alacak miktarını teminat olarak yatırması gerekir (İİK md. 36).
16. 2026 Yılı Güncel Dava Masrafları
İtirazın iptali davası açılırken ödenmesi gereken harç ve masraflar şöyledir:
| Masraf Kalemi | 2026 Tutarı |
|---|---|
| Başvurma harcı | 732 TL |
| Peşin harç (nispi) | Dava değerinin binde 68,31'inin 1/4'ü |
| Gider avansı | Taraf sayısına göre değişir (ortalama 800–1.200 TL) |
| Arabuluculuk ücreti (zorunlu ise) | İlk 2 saat ücretsiz, sonrası saatlik tarife |
| Vekâlet ücreti (karşı tarafa hükmedilen) | Maktu: 45.000 TL + KDV veya nispi (dava değerinin oranı) |
Örnek Maliyet Hesabı: 100.000 TL değerindeki bir alacak için itirazın iptali davası açılması halinde: Başvurma harcı 732 TL + Peşin harç (100.000 × 0,06831 / 4 =) yaklaşık 1.708 TL + Gider avansı ≈ 1.000 TL = Toplam yaklaşık 3.440 TL başlangıç masrafı.
17. İtirazın İptali Davasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Süreyi kaçırmayın: 1 yıllık hak düşürücü süre kesindir. Süre geçtikten sonra bu dava açılamaz; ancak genel hükümlere göre alacak davası açma hakkınız saklıdır.
Arabuluculuk şartını kontrol edin: Ticari, işçilik, kira veya tüketici alacağı söz konusuysa dava öncesi arabuluculuğa başvuru zorunludur. Başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir.
İcra inkâr tazminatını talep edin: Tazminat talebi dilekçede açıkça yer almalıdır. Mahkeme resen hükmedemez; talep edilmezse bu haktan yararlanılamaz.
Alacağın likit olmasına dikkat edin: İcra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın belirli veya belirlenebilir (likit) olması gerekir. Belirsiz alacaklarda tazminat talebi reddedilebilir.
İcra dosyasıyla uyum sağlayın: Dava dilekçesindeki alacak miktarı ile icra takibindeki miktar birbiriyle uyumlu olmalıdır. Fazla talep, davanın kısmen reddine yol açar.
Delillerinizi hazırlayın: Sözleşme, fatura, irsaliye, banka dekontları, cari hesap ekstreleri ve ticari defterler gibi tüm delilleri dava öncesinde düzenli şekilde hazırlayın.
18. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. İtirazın iptali davası açmak için avukat zorunlu mu?
Hayır, avukat tutma zorunluluğu yoktur; davacı bizzat dava açabilir. Ancak süre hesaplamaları, ispat yükü ve tazminat talepleri gibi hukuki konularda hata yapılmaması için avukat desteği şiddetle tavsiye edilir.
2. Borçlu icra takibine kısmi itiraz ederse ne olur?
Borçlu borcun bir kısmına itiraz etmişse, itiraz edilmeyen kısım için takip devam eder. Alacaklı, yalnızca itiraz edilen kısım için itirazın iptali davası açar. Borçlunun kısmi itirazında itiraz ettiği miktarı açıkça belirtmesi gerekir; aksi halde itiraz geçersiz sayılır (İİK md. 62/4).
3. İtirazın iptali davası ne kadar sürer?
Davanın süresi mahkemenin iş yoğunluğuna, delillerin niteliğine ve bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediğine göre değişir. Ortalama olarak 6 ay – 1,5 yıl arasında sonuçlanır. Basit yargılama usulüne tabi davalarda süre daha kısa olabilir.
4. 1 yıllık süre geçtikten sonra ne yapılabilir?
Hak düşürücü sürenin geçmesiyle itirazın iptali davası açma hakkı sona erer. Ancak alacaklı, genel hükümlere göre alacak davası (eda davası) açabilir. Bu durumda icra inkâr tazminatı talep edilemez.
5. İtirazın iptali davasında karşı dava açılabilir mi?
Evet, borçlu itirazın iptali davasına karşı — örneğin menfi tespit davası niteliğinde — karşı dava açabilir. Menfi tespit davası hakkında detaylı bilgi için Menfi Tespit Davası Rehberimize bakabilirsiniz.
6. İcra inkâr tazminatı hangi hallerde verilmez?
Alacağın likit (belirli veya belirlenebilir) olmaması, tazminatın talep edilmemiş olması veya borçlunun itirazının kısmen haklı çıkması hallerinde icra inkâr tazminatına hükmedilmeyebilir. Ayrıca bilirkişi raporu ile belirlenen alacaklarda da likit alacak koşulu sağlanamadığından tazminata hükmedilmez.
7. İtirazın iptali davası kısmi dava olarak açılabilir mi?
Evet, açılabilir. Ancak 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ıslah yoluyla dava değerinin artırılması mümkün değildir. Yargıtay, süre geçtikten sonra yapılan ıslahı reddetmektedir (Yargıtay 2. HD, 2024/8873 E., 2024/9570 K.).
8. İhtiyati haciz kararına dayalı takiplerde itirazın iptali davası süresi farklı mıdır?
Evet, farklıdır. İhtiyati haciz kararına dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibinde borçlu itiraz ederse, alacaklının İİK md. 264 uyarınca 7 gün içinde itirazın iptali davası açması veya itirazın kaldırılması yoluna başvurması gerekir. Bu süre, İİK md. 67'deki 1 yıllık süreden çok daha kısadır. 7 günlük sürenin kaçırılması halinde ihtiyati haciz düşer.
9. İtirazın iptali davası belirsiz alacak davası olarak açılabilir mi?
Takip konusu alacağın miktarı belirli ise belirsiz alacak davası olarak açılamaz. Ancak alacağın tam miktarının belirlenmesi bilirkişi incelemesine bağlı ise (hesap uyuşmazlıkları, iş kazası tazminatları gibi) belirsiz alacak davası olarak açılabileceği kabul edilmektedir. Bu durumda icra inkâr tazminatına hükmedilmesi tartışmalıdır.
10. Borçlu itirazdan sonra borcu öderse dava açılabilir mi?
Borçlu itirazından sonra borcun tamamını öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı kalmaz. Kısmi ödeme halinde ise kalan miktar için dava açılabilir.
11. İtirazın iptali davasında faiz nasıl hesaplanır?
Mahkeme, takip tarihinden itibaren alacağa faiz işletilmesine karar verir. Faiz türü alacağın niteliğine göre değişir: ticari alacaklarda avans faizi, adi alacaklarda yasal faiz uygulanır. Faiz, icra inkâr tazminatının hesabına dahil edilmez; tazminat yalnızca asıl alacak üzerinden hesaplanır.
19. Sonuç
İtirazın iptali davası, ilamsız icra takibinde borçlunun itirazı üzerine duran takibin yeniden canlandırılmasının en kapsamlı ve etkili yoludur. İİK md. 67 ile düzenlenen bu dava, alacaklıya hem alacağını tahsil etme hem de icra inkâr tazminatı elde etme imkânı tanır. Ancak 1 yıllık hak düşürücü süre, arabuluculuk dava şartı, ispat yükü ve likit alacak koşulu gibi kritik noktalar dikkatle takip edilmelidir. Hukuki sürecin doğru yönetilmesi için alanında uzman bir icra avukatından destek alınması önerilir.
Kaynaklar
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, md. 36, 62, 66, 67, 68, 68/a, 264
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, md. 10, 107, 316 vd., 341, 345, 361, 362
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, md. 139 vd., 154
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, md. 5/A
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, md. 3
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, md. 73/A
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, md. 18/A, 18/B
- Kodaloğlu — İcra İflas Hukuku
- Korkusuz — Hukuk Başlangıcı
- Kaya — Türk Ticaret Kanunu Şerhi
- İcra İnkar Tazminatı — Yüksek Yargı Kararları, Usul ve Uygulama
- İhtiyati Haciz-Tahliye — Seri 12
Anahtar Kelimeler: itirazın iptali davası, itirazın iptali davası nedir, İİK madde 67, itirazın iptali davası şartları, itirazın iptali davası süresi, icra inkâr tazminatı, itirazın iptali davası 2026, itirazın kaldırılması farkı, itirazın iptali davası görevli mahkeme, itirazın iptali davası arabuluculuk, itirazın iptali davası icra takibi, hak düşürücü süre, ilamsız icra takibine itiraz, belirsiz alacak davası itirazın iptali, ihtiyati haciz İİK 264, icra inkâr tazminatı likit alacak, borçlunun savunma yolları, itirazın iptali istinaf temyiz

Yorumlar
Bu makaleyi daha iyi hale getirin — üye olmadan yorum bırakabilirsiniz.