Nafaka Artırım Davası Nedir? — 2026 Güncel Rehber: Şartları, Hesaplama ve Süreç
Boşanma kararıyla birlikte hükmedilen nafaka miktarı, zamanla ekonomik koşulların değişmesi, enflasyonun yükselmesi veya tarafların mali durumlarının farklılaşması nedeniyle yetersiz kalabilir. Bu durumda nafaka alacaklısı, mahkemeye başvurarak nafakanın artırılmasını talep edebilir. Nafaka artırım davası, Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin 4. fıkrası ile 330. maddesi kapsamında düzenlenen ve uygulamada sıkça karşılaşılan bir aile hukuku davasıdır. Bu rehberde nafaka artırım davasının şartlarını, hesaplama yöntemlerini, yargılama sürecini ve 2026 yılına özgü güncel bilgileri kapsamlı şekilde ele alacağız.
1. Nafaka Artırım Davası Nedir?
Nafaka artırım davası, daha önce mahkeme kararıyla veya anlaşmalı boşanma protokolüyle belirlenen nafaka miktarının, değişen koşullar nedeniyle yetersiz kalması üzerine nafakanın yeniden belirlenmesi amacıyla açılan davadır. Bu dava, hem yoksulluk nafakası hem de iştirak nafakası (çocuk nafakası) için açılabilir.
TMK md. 176/4 hükmü şu şekildedir: "Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir." Bu düzenleme, nafaka miktarının sabit kalmayacağını ve koşulların değişmesi halinde yeniden belirlenebileceğini açıkça ortaya koymaktadır.
İştirak nafakası bakımından ise TMK md. 331 şu hükmü içerir: "Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır." Bu madde, çocuk nafakasının artırılmasının da ayrıca yasal dayanağını oluşturur.
2. Nafaka Artırım Davasının Şartları
Nafaka artırım davası açılabilmesi için belirli koşulların bir arada bulunması gerekmektedir. Bu koşullar şu şekilde sıralanabilir:
a) Mevcut bir nafaka kararının bulunması: Daha önce mahkeme kararıyla veya anlaşmalı boşanma protokolüyle belirlenmiş bir nafakanın varlığı zorunludur. Nafaka hiç hükmedilmemişse bu dava açılamaz; o durumda doğrudan nafaka davası açılmalıdır.
b) Tarafların mali durumlarında değişiklik olması: Nafaka borçlusunun gelirinin artması (terfi, miras, ek gelir kaynağı edinme vb.) veya nafaka alacaklısının giderlerinin artması (hastalık, çocuğun okula başlaması, kira artışı vb.) bu koşulu karşılar.
c) Hakkaniyetin gerektirmesi: Enflasyon nedeniyle paranın alım gücünün düşmesi, hayat pahalılığının artması gibi genel ekonomik koşullar da artırım sebebi olabilir. 2025-2026 döneminde Türkiye'nin yaşadığı yüksek enflasyon ortamı, mahkemelerce tek başına yeterli bir artırım sebebi olarak kabul edilmektedir.
d) Değişikliğin kayda değer ve sürekli nitelikte olması: Her küçük değişiklik artırım sebebi sayılmaz. Değişikliğin önemli ölçüde olması ve geçici nitelik taşımaması gerekir.
3. Hangi Nafaka Türleri İçin Artırım Davası Açılabilir?
Nafaka artırım davası, irat (aylık ödeme) biçiminde hükmedilen tüm nafaka türleri için açılabilir. Toptan ödenen nafakalarda artırım davası söz konusu olmaz.
| Nafaka Türü | Artırım Davası Açılabilir mi? | Yasal Dayanak |
|---|---|---|
| Yoksulluk nafakası | Evet | TMK md. 176/4 |
| İştirak nafakası (çocuk nafakası) | Evet | TMK md. 331 |
| Tedbir nafakası | Hayır (dava süresince geçerli) | TMK md. 169 |
| Yardım nafakası (hısımlar arası) | Evet | TMK md. 364-365 |
| Toptan ödenen nafaka | Hayır | — |
Uygulamada en sık karşılaşılan nafaka artırım davaları, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası artırımına ilişkindir. Yoksulluk nafakası boşanan eş lehine, iştirak nafakası ise velayeti kendisine bırakılmayan ebeveynin çocuğa ödemesi gereken nafakadır.
4. Nafaka Artırım Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme: Nafaka artırım davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi sıfatıyla bu davalara bakar.
Yetkili mahkeme: TMK md. 177 gereğince nafaka davalarında yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir. Bu düzenleme, nafaka alacaklısının genellikle ekonomik açıdan daha zayıf konumda olması nedeniyle onun lehine getirilmiş bir kolaylıktır.
Nafaka alacaklısı dilerse kendi yerleşim yeri mahkemesinde, dilerse genel yetki kurallarına göre borçlunun yerleşim yeri mahkemesinde de dava açabilir.
5. Nafaka Artırım Davasında Zamanaşımı ve Süre
Nafaka artırım davası açılabilmesi için herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır. Nafaka yükümlülüğü devam ettiği sürece her zaman bu dava açılabilir.
Ancak uygulamada bazı önemli noktalar vardır:
- Nafaka artırım kararı, dava tarihinden itibaren geçerlidir. Geriye dönük olarak artırım yapılması mümkün değildir. Bu nedenle ihtiyaç duyulduğunda davanın gecikmeksizin açılması önerilir.
- Boşanma kararıyla birlikte her yıl belirli bir oranda artış öngörülmüşse (örneğin ÜFE oranında artış şartı konulmuşsa), bu artış otomatik olarak uygulanır ve ayrıca dava açmaya gerek kalmaz. Ancak bu otomatik artış yetersiz kalıyorsa ek artırım için dava açılabilir.
- İştirak nafakası, çocuğun ergin olmasıyla (18 yaşını doldurmasıyla) kendiliğinden sona erer. Erginlikten sonra çocuğun eğitimi devam ediyorsa, çocuk kendi adına TMK md. 328/2 kapsamında yardım nafakası talep edebilir.
6. Nafaka Artırım Miktarının Hesaplanması
Nafaka artırım miktarının belirlenmesinde kesin bir matematiksel formül bulunmamaktadır. Hakim, her somut olayın koşullarına göre takdir yetkisini kullanır. Ancak Yargıtay kararlarıyla oluşan yerleşik uygulamada bazı ölçütler benimsenmiştir.
6.1. Denkleştirici Adalet İlkesi
Yargıtay, nafaka artırım davalarında denkleştirici adalet ilkesini temel bir ölçüt olarak benimsemektedir. Bu ilkeye göre hakim, nafaka artırımına karar verirken hem nafaka alacaklısının artan ihtiyaçlarını hem de nafaka borçlusunun ödeme gücünü dengeli bir şekilde değerlendirmeli; nafaka miktarı borçluyu ödeme güçlüğüne düşürmemeli, alacaklıyı da yoksullukta bırakmamalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında bu ilke, taraflar arasındaki ekonomik dengenin hakkaniyete uygun şekilde korunması olarak ifade edilmektedir.
Denkleştirici adalet ilkesi uyarınca hakim, TÜİK enflasyon oranlarıyla bağlı değildir. Tarafların somut koşulları gerektiriyorsa TÜFE oranının çok üzerinde veya altında bir artışa da hükmedebilir.
6.2. Hakimin Dikkate Aldığı Kriterler
- Nafaka borçlusunun gelir düzeyi ve mali durumundaki değişim
- Nafaka alacaklısının ihtiyaçları ve geçim koşullarındaki değişim
- Çocuğun yaşı, eğitim durumu ve artan ihtiyaçları (iştirak nafakasında)
- Enflasyon oranı ve paranın alım gücündeki değişim
- Tarafların sosyal yaşam standartları
- Nafakanın ilk belirlendiği tarihteki koşullar ile güncel koşullar arasındaki fark
- Nafaka borçlusunun bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin varlığı
6.3. ÜFE/TÜFE Oranı ile Hesaplama
Yargıtay uygulamasında, nafaka artırım miktarının belirlenmesinde TÜİK tarafından açıklanan ÜFE (Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi) veya TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) oranları referans alınmaktadır. 2024-2025 yılı kararlarında Yargıtay, daha dengeli bir yaklaşım benimseyerek 12 aylık ortalama TÜFE veya ÜFE ile TÜFE'nin ortalamasını esas almaya başlamıştır.
2025 yılı sonu TÜİK verileri (Aralık 2025):
| Endeks | Yıllık Değişim | 12 Aylık Ortalama |
|---|---|---|
| TÜFE | %30,89 | %34,88 |
| Yİ-ÜFE | %27,67 | %25,36 |
Hesaplama Örneği: Boşanma kararında aylık 3.000 TL yoksulluk nafakası hükmedilmiş ve 1 yıl geçmişse; TÜFE 12 aylık ortalaması olan %34,88 oranı uygulandığında: 3.000 TL x 1,3488 = 4.046 TL civarı bir nafaka artışı talep edilebilir. Ancak mahkeme, tarafların somut koşullarına göre bu miktarı aşağı veya yukarı yönde belirleyebilir.
6.4. Boşanma Kararında Otomatik Artış Şartı
TMK md. 176/5 hâkime, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlama yetkisi vermektedir. Uygulamada boşanma kararlarına sıklıkla "her yıl Ocak ayında bir önceki yılın ÜFE oranında artırılmasına" şeklinde hüküm konulmaktadır. Bu durumda ayrıca dava açmaya gerek kalmaz, ancak otomatik artış yetersiz kalıyorsa ek artırım davası açılabilir.
7. Nafaka Artırım Davasının Açılması ve Yargılama Süreci
7.1. Dava Açma Usulü
Nafaka artırım davası, yazılı veya sözlü olarak Aile Mahkemesine başvurularak açılır. Dava dilekçesinde; mevcut nafaka kararının tarih ve numarası, nafakanın yetersiz kalma gerekçeleri, talep edilen yeni nafaka miktarı ve değişen koşullara ilişkin deliller açıkça belirtilmelidir.
7.2. Dava Harçları ve Masraflar (2026)
Nafaka artırım davası nispi harca tabi bir davadır. Harca esas değer şu formülle hesaplanır:
(Talep Edilen Aylık Nafaka − Mevcut Aylık Nafaka) × 12 = Harca Esas Değer
2026 yılı dava masrafları:
| Masraf Kalemi | Tutar |
|---|---|
| Başvurma harcı | 732 TL |
| Nispi harç oranı | Binde 68,31 |
| Avukatlık asgari ücreti (AAÜT) | 45.000 TL + KDV |
Örnek: Mevcut nafaka 4.000 TL, talep edilen nafaka 7.000 TL ise; harca esas değer: (7.000 − 4.000) × 12 = 36.000 TL. Nispi harç: 36.000 × 0,06831 = 2.459 TL olarak hesaplanır.
7.3. Yargılama Süreci
Nafaka artırım davaları basit yargılama usulüne tabidir. Süreç genel olarak şu şekilde işler:
- Dava dilekçesinin mahkemeye sunulması
- Davalıya tebligat yapılması ve cevap süresinin başlaması (2 hafta)
- Ön inceleme duruşması
- Tahkikat aşaması (tanık dinleme, gelir araştırması, SGK ve banka kayıtları celbi)
- Sözlü yargılama ve karar
Nafaka artırım davaları uygulamada ortalama 3 ila 8 ay arasında sonuçlanmaktadır. Mahkemenin iş yoğunluğu, delillerin toplanma süresi ve tarafların tutumu bu süreyi etkileyen başlıca faktörlerdir.
8. Nafaka Artırım Davasında İspat Yükü ve Deliller
Nafaka artırım davasında ispat yükü, nafakanın artırılmasını talep eden davacıya aittir. Davacı, koşulların değiştiğini ve mevcut nafakanın yetersiz kaldığını somut delillerle ortaya koymalıdır.
Sunulabilecek deliller:
- Nafaka borçlusunun güncel gelir belgeleri (maaş bordrosu, vergi beyannamesi)
- SGK hizmet dökümü ve prim bildirgeleri
- Banka hesap hareketleri
- Tapu ve araç kayıtları (borçlunun mal varlığındaki artışı göstermek için)
- Kira sözleşmesi ve kira artışını gösteren belgeler
- Çocuğun okul masraflarına ilişkin faturalar ve dekontlar
- Sağlık giderlerine ilişkin belgeler
- TÜİK enflasyon verileri
- Tanık beyanları
Mahkeme, tarafların mali durumlarını resen araştırma yetkisine de sahiptir. Hakim, gerekli gördüğü hallerde SGK, bankalar, tapu müdürlüğü ve vergi dairelerinden bilgi ve belge isteyebilir.
9. Yoksulluk Nafakası Artırımında Özel Durumlar
Yoksulluk nafakasının artırılmasında bazı özel durumlar dikkate alınmalıdır:
a) Nafaka alacaklısının çalışmaya başlaması: Nafaka alacaklısı çalışmaya başlamışsa ancak elde ettiği gelir yoksulluğunu giderecek düzeyde değilse, nafaka artırım davası açılabilir. Yargıtay, asgari ücret düzeyinde gelir elde eden kişinin yoksulluğunun ortadan kalkmadığını kabul etmektedir.
b) Enflasyonun tek başına artırım sebebi olması: 2025-2026 döneminde yıllık TÜFE oranının %30,89 seviyesinde gerçekleşmesi, mahkemelerce nafaka artırımı için tek başına yeterli bir gerekçe olarak değerlendirilmektedir.
c) Nafaka borçlusunun emekli olması: Borçlunun emekli olarak gelirinin azalması, artırım talebinin reddine değil, azaltılmış bir artırıma karar verilmesine yol açabilir. Mahkeme, her iki tarafın durumunu dengeleyerek karar verir.
d) Birden fazla artırım davası açılması: Koşulların her değiştiği durumda yeniden dava açılabilir. Önceki artırım davasının reddi, yeni bir dava açılmasına engel değildir; ancak yeni davanın farklı olgulara dayanması gerekir.
10. İştirak Nafakası (Çocuk Nafakası) Artırımında Özel Durumlar
İştirak nafakası artırımı, yoksulluk nafakası artırımından bazı yönleriyle ayrılır. İştirak nafakası, çocuğun korunmasına yönelik olup kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle hakim, iştirak nafakasının miktarını belirlerken tarafların talepleriyle bağlı olmaksızın resen araştırma yapabilir (TMK md. 182/2).
a) Çocuğun büyümesiyle artan ihtiyaçlar: Çocuğun yaşının ilerlemesi, okula başlaması, sağlık ihtiyaçlarının artması gibi nedenler doğrudan artırım sebebi oluşturur. Yargıtay, çocuğun yaşı büyüdükçe giderlerinin de artacağını bilinen bir olgu olarak kabul etmektedir.
b) Dava açma hakkı: İştirak nafakası artırım davasını, velayeti kendisine verilen ana veya baba açar. TMK md. 329/3 gereğince bu hak kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır ve mirasçılara geçmez. Çocuk ergin olduktan sonra kendi adına yardım nafakası davası açabilir.
c) Eğitim giderlerinin etkisi: Çocuğun özel okula başlaması, dershaneye gitmesi veya üniversite hazırlık sürecine girmesi gibi eğitim giderlerindeki artışlar, nafaka artırımının başlıca gerekçeleri arasında yer alır.
d) Nafaka miktarının alt sınırı: İştirak nafakası miktarı çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde olmalıdır. 2026 yılı itibarıyla net asgari ücretin 28.075,50 TL olduğu göz önünde bulundurulduğunda, mahkemeler çocuğun yaşam standardını koruyacak düzeyde nafakaya hükmetmektedir.
11. Anlaşmalı Boşanma Protokolüyle Belirlenen Nafakanın Artırılması
Anlaşmalı boşanmada taraflar, nafaka miktarını ve ödeme koşullarını kendi aralarında belirleyerek mahkemeye sunarlar. Mahkemenin onayıyla kesinleşen bu nafaka miktarı da daha sonra artırım davasına konu olabilir. Yargıtay yerleşik içtihadına göre, anlaşmalı boşanma protokolüyle belirlenen nafaka irat biçiminde hükmedilmişse TMK md. 176/4 kapsamında artırım talep edilebilir.
Uygulamada dikkat edilmesi gereken bazı özel durumlar şunlardır:
a) Protokolde artış şartı bulunması: Anlaşmalı boşanma protokolünde "nafaka her yıl ÜFE oranında artırılır" gibi bir hüküm varsa, bu artış otomatik olarak uygulanır. Ancak otomatik artışın yetersiz kalması halinde ayrıca artırım davası açılabilir.
b) Protokolde artış şartı bulunmaması: Protokolde herhangi bir artış mekanizması öngörülmemişse, koşulların değişmesiyle birlikte doğrudan artırım davası açılabilir. Protokolün imzalandığı tarihteki koşullar ile dava tarihindeki koşullar karşılaştırılarak karar verilir.
c) Nafakadan feragat: Anlaşmalı boşanma protokolünde yoksulluk nafakasından feragat edilmişse, daha sonra yoksulluk nafakası artırım davası açılamaz. Feragat kesindir ve geri dönülemez. Ancak iştirak nafakası bakımından çocuğun menfaati gereği bu kural geçerli değildir; çocuk adına her zaman nafaka artırımı istenebilir.
12. Döviz Cinsinden Nafaka ve Artırım Davası
Bazı boşanma kararlarında nafaka döviz cinsinden (USD, Euro vb.) belirlenmiş olabilir. Döviz cinsinden nafakanın artırılıp artırılamayacağı konusunda Yargıtay'ın güncel içtihatları önem taşımaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2025 tarihli kararına göre, süresiz ve koşulsuz olarak döviz cinsinden taahhüt edilen yoksulluk nafakasının, aradan geçen uzun süre sonunda tarafların ekonomik ve sosyal durumlarındaki değişime bağlı olarak uyarlanması mümkündür. Bu karar, döviz cinsinden nafakalarda katı olan önceki yaklaşımı esnetmiştir.
Döviz cinsinden nafakada artırım talebi değerlendirilirken hakim; döviz kurunun TL karşısındaki seyri, her iki tarafın gelirinin hangi para biriminden olduğu ve tarafların yaşam standartlarındaki değişimi birlikte ele almaktadır.
13. Nafaka Borçlusunun Değişen Koşulları ve Artırıma Etkisi
Nafaka artırım davasında yalnızca nafaka alacaklısının değil, nafaka borçlusunun yaşam koşullarındaki değişiklikler de önem taşır. Borçlunun durumundaki bazı değişiklikler artırım talebi üzerinde doğrudan etkiye sahiptir:
a) Nafaka borçlusunun yeniden evlenmesi: Borçlunun yeniden evlenmesi tek başına nafaka artırım talebinin reddine neden olmaz. Ancak yeni evlilikten kaynaklanan ek mali yükümlülükler, artırım miktarının belirlenmesinde dikkate alınabilir.
b) Borçlunun yeni çocuk sahibi olması: Nafaka borçlusunun yeni bir çocuğunun dünyaya gelmesi, bakım yükümlülüklerini artırır ve mahkeme bu durumu artırım miktarının tespitinde değerlendirir. Ancak bu durum, mevcut nafaka alacaklısının artırım hakkını ortadan kaldırmaz.
c) Borçlunun gelirinin önemli ölçüde artması: Borçlunun terfi etmesi, ek gelir kaynağı edinmesi, miras kalması veya mal varlığında önemli artış olması, nafaka artırım talebini güçlendirir. Yargıtay, borçlunun gelir artışının somut delillerle ortaya konulmasını aramaktadır.
d) Borçlunun işini kaybetmesi veya gelirinin azalması: Bu durumda hakim, artırım miktarını belirlerken borçlunun yeni mali durumunu ve yeniden iş bulma kapasitesini de değerlendirir. Borçlunun geçici iş kaybı, artırım talebinin tümden reddine değil, daha düşük bir artış miktarına karar verilmesine yol açabilir.
14. Nafaka Artırım Kararının Etkileri ve İcrası
Nafaka artırım kararı, dava tarihinden itibaren hüküm doğurur. Yani artırılan nafaka, davanın açıldığı tarihten itibaren geçerli olur ve borçlu bu tarihten itibaren farkı ödemekle yükümlüdür.
Nafaka artırım kararı kesinleşmeden de icra takibine konulabilir. Nafaka alacakları, İİK md. 38 uyarınca ilam niteliğindedir ve ilamlı icra yoluyla takip edilebilir.
Borçlunun artırılmış nafakayı ödememesi halinde:
- İlamlı icra takibi başlatılabilir
- İİK md. 344 gereğince nafaka borcunu ödemeyen kişi hakkında 3 aya kadar tazyik hapsi uygulanabilir. Tazyik hapsi bir ceza değil, borçluyu ödemeye zorlamak amacıyla uygulanan bir yaptırımdır. Borçlu nafaka borcunu ödediği anda tahliye edilir.
- Tazyik hapsi talebi için nafaka alacaklısının, nafakanın ödenmediği tarihten itibaren 3 ay içinde İcra Ceza Mahkemesine şikayette bulunması gerekir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.
- Nafaka alacağı, İİK md. 206 uyarınca hacizde birinci sırada imtiyazlı alacaklar arasında yer alır.
- Birikmiş nafaka alacakları için de icra takibi başlatılabilir ve bu alacaklara yasal faiz uygulanır.
Nafaka artırım kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf süresi, kararın tebliğinden itibaren 2 haftadır. Nafaka kararlarına karşı temyiz yolu ise kural olarak kapalıdır; ancak istinaf mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeni bir karar vermesi halinde temyiz mümkün olabilir.
15. Nafaka Artırım Davasında Arabuluculuk
7445 sayılı Kanun ile aile hukukundan kaynaklanan belirli uyuşmazlıklarda dava şartı olarak arabuluculuk getirilmiş olmakla birlikte, nafaka artırım davaları bu zorunluluk kapsamında değildir. Nafaka artırım, azaltma ve kaldırma davaları için dava açmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu bulunmamaktadır. Davacı doğrudan Aile Mahkemesine başvurarak davasını açabilir.
Bununla birlikte, taraflar isterlerse ihtiyari (gönüllü) arabuluculuk yoluna başvurabilirler. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanırsa, anlaşma belgesi ilam niteliğinde sayılır ve ayrıca dava açılmasına gerek kalmaz. Arabuluculuk, nafaka artırım uyuşmazlıklarının daha hızlı ve daha az masrafla çözülmesine katkı sağlayabilir.
Arabuluculuk ücretleri, 2026 yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenmektedir. Arabuluculuk süreci hakkında detaylı bilgi için ilgili rehberimize göz atabilirsiniz.
16. Nafaka Artırım Davası Dilekçesinde Bulunması Gereken Unsurlar
Nafaka artırım davası dilekçesinin eksiksiz ve hukuki açıdan sağlam hazırlanması, davanın sonucunu doğrudan etkiler. Dilekçede şu unsurların mutlaka yer alması gerekir:
Zorunlu unsurlar: Mahkemenin adı (yetkili Aile Mahkemesi), davacı ve davalının kimlik bilgileri ile adresleri, mevcut nafaka kararının tarih ve esas numarası, talep edilen yeni nafaka miktarı, nafakanın yetersiz kalma gerekçelerinin somut olarak açıklanması ve delillerin sıralanması.
Harca esas değerin doğru hesaplanması: Dilekçede belirtilen talep miktarı üzerinden harç hesaplanacağından, talep edilen aylık nafaka ile mevcut nafaka arasındaki farkın 12 ile çarpılmasıyla elde edilen harca esas değerin doğru tespit edilmesi önemlidir.
Delil listesi: Dilekçeye eklenecek deliller arasında nafaka borçlusunun SGK hizmet dökümü, banka hesap hareketleri, tapu ve trafik kayıtları, nafaka alacaklısının artan giderlerini gösteren faturalar, kira sözleşmeleri ve TÜİK enflasyon verileri bulunmalıdır.
17. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Nafaka artırım davası ne kadar sürede sonuçlanır?
Nafaka artırım davaları basit yargılama usulüne tabi olup ortalama 3 ila 8 ay arasında sonuçlanmaktadır. Mahkemenin iş yoğunluğu, delillerin toplanma süresi ve tarafların tutumu süreyi etkiler. Arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanırsa süreç birkaç hafta içinde tamamlanabilir.
2. Nafaka artırım davası açmak için ne kadar süre geçmesi gerekir?
Kanunda belirli bir bekleme süresi öngörülmemiştir. Koşullar değiştiği anda dava açılabilir. Ancak uygulamada, önceki nafaka kararından veya son artırımdan itibaren en az 1 yıl geçmiş olması, talebin ciddiye alınması açısından önem taşımaktadır.
3. Nafaka artırım davası avukat olmadan açılabilir mi?
Evet, nafaka artırım davası avukat tutmadan da açılabilir. Ancak davanın hukuki boyutu, delil toplama süreci ve duruşma takibi göz önünde bulundurulduğunda bir avukatla çalışmak sonuca ulaşma olasılığını artıracaktır.
4. Nafaka artırım davasında karşı taraf kabul etmezse ne olur?
Karşı tarafın davayı kabul etmemesi yargılamayı engellemez. Mahkeme, tarafların mali durumlarını inceleyerek ve delilleri değerlendirerek karar verir. Borçlunun duruşmaya katılmaması halinde dahi yargılama devam eder.
5. Her yıl nafaka artırım davası açılabilir mi?
Koşulların değiştiğini kanıtlayabildiğiniz sürece her yıl dava açmanız mümkündür. Ancak boşanma kararında ÜFE/TÜFE oranında otomatik artış şartı konulmuşsa, bu artışın yetersiz kaldığını ayrıca ispatlamanız gerekir.
6. Nafaka artırım davası geriye dönük olarak istenebilir mi?
Hayır, nafaka artırımı ancak dava tarihinden itibaren geçerli olur. Geriye dönük artırım talep edilemez. Bu nedenle ihtiyaç duyulduğunda davanın gecikmeksizin açılması büyük önem taşır.
7. Nafaka artırım davası kaybedilirse masraflar kime yüklenir?
Dava reddedilirse yargılama giderleri davacıya yüklenir. Ayrıca davalı lehine avukatlık ücretine hükmedilir. Ancak kısmen kabul kısmen ret kararı verilmesi halinde, masraflar kabul ve ret oranına göre paylaştırılır.
8. Anlaşmalı boşanmada kararlaştırılan nafaka artırılabilir mi?
Evet, anlaşmalı boşanma protokolüyle belirlenen irat biçimindeki nafaka da artırım davasına konu olabilir. Koşulların değiştiğini ispatlamak kaydıyla TMK md. 176/4 kapsamında artırım talep edilebilir. Ancak protokolde yoksulluk nafakasından feragat edilmişse, sonradan yoksulluk nafakası talep edilemez.
9. Döviz cinsinden belirlenen nafaka artırılabilir mi?
Evet, döviz cinsinden belirlenen nafakanın artırılması veya uyarlanması mümkündür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2025 tarihli kararıyla, uzun süre geçtikten sonra tarafların ekonomik durumlarındaki değişime bağlı olarak döviz cinsinden nafakanın uyarlanabileceği kabul edilmiştir.
10. Nafaka borçlusunun yeniden evlenmesi artırım davasını etkiler mi?
Nafaka borçlusunun yeniden evlenmesi, nafaka artırım talebinin reddine neden olmaz. Ancak yeni evlilikten doğan ek mali yükümlülükler, hakimin artırım miktarını belirlerken dikkate alacağı unsurlar arasındadır.
11. Nafaka artırım davası ne kadara mal olur?
2026 yılı itibarıyla nafaka artırım davası masrafları; 732 TL başvurma harcı, harca esas değer üzerinden binde 68,31 oranında nispi harç ve gider avansından oluşmaktadır. Avukatlık ücreti ise taraflar arasında serbestçe belirlenir; ancak 2025-2026 AAÜT'ye göre Aile Mahkemesinde asgari maktu vekalet ücreti 45.000 TL + KDV'dir.
12. Nafaka ödemelerinde gecikme faizi uygulanır mı?
Evet, nafaka borcu zamanında ödenmezse alacaklı, ödenmeyen her ay için yasal faiz talep edebilir. Nafaka alacakları para borcu niteliğinde olduğundan, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işler.
18. Sonuç
Nafaka artırım davası, ekonomik koşulların hızla değiştiği günümüz Türkiye'sinde hem nafaka alacaklıları hem de çocuklar açısından hayati öneme sahip bir hukuki araçtır. 2025 yılı sonunda yıllık TÜFE oranının %30,89, ÜFE oranının ise %27,67 seviyesinde gerçekleşmesi, mevcut nafaka miktarlarının büyük ölçüde erimiş olduğunu göstermektedir.
Nafaka artırım davası açarken dikkat edilmesi gereken en önemli noktalar şunlardır: koşullardaki değişikliğin somut delillerle ortaya konulması, talep edilen artırım miktarının gerçekçi gerekçelere dayanması ve davanın gecikmeksizin açılmasıdır (artırım dava tarihinden itibaren geçerli olduğundan geriye dönük talep mümkün değildir). Nafaka artırım davaları için arabuluculuk zorunluluğu bulunmadığından doğrudan Aile Mahkemesine başvurulabilir. Davanın sonucu büyük ölçüde sunulan delillerin gücüne bağlı olduğundan, sürecin bir aile hukuku avukatı eşliğinde yürütülmesi tavsiye edilmektedir.
Boşanma, nafaka ve velayet konularında daha detaylı bilgi için Boşanma Davası Rehberi, Nafaka Rehberi, Anlaşmalı Boşanma Rehberi, Velayet Davası Rehberi, Nafakanın Kaldırılması Davası Rehberi ve İcra Takibi Rehberi başlıklı makalelerimize göz atabilirsiniz.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, md. 169, 175, 176, 177, 182, 206, 327, 328, 329, 330, 331, 364, 365
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, md. 38, 206, 344
- 7445 sayılı Kanun (Arabuluculuk düzenlemeleri)
- Akıntürk, T. — Aile Hukuku, Nafaka Türleri ve Nafakanın Takdiri bölümleri
- Gezder, Ü. — Türk Medeni Hukuku: Başlangıç-Kişiler-Aile Hukuku, TMK md. 176 ve 330 açıklamaları
- Açıklamalı-İçtihatlı-Örnekli Türk Medeni Yasası ve Uygulaması: Aile Hukuku — İştirak Nafakasının Artırılması, Yoksulluk Nafakası ve Yardım Nafakası bölümleri
- TÜİK, Aralık 2025 TÜFE ve Yİ-ÜFE Değişim Oranları Bülteni
- 2025-2026 Yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT), Resmi Gazete, 4 Kasım 2025
- 2026 Yılı Yargı Harçları Tarifesi
Anahtar Kelimeler: nafaka artırım davası, nafaka artırım davası şartları, nafaka artırım hesaplama 2026, nafaka artırım davası ne kadar sürer, iştirak nafakası artırım davası, çocuk nafakası artırma, yoksulluk nafakası artırım, nafaka ÜFE artışı, nafaka artırım davası harç, nafaka artırım davası arabuluculuk, nafaka artırım davası yetkili mahkeme, TMK 176 nafaka artırımı, denkleştirici adalet ilkesi nafaka, döviz cinsinden nafaka artırım, anlaşmalı boşanma nafaka artırımı, nafaka tazyik hapsi, nafaka artırım dilekçesi

Yorumlar
Bu makaleyi daha iyi hale getirin — üye olmadan yorum bırakabilirsiniz.