Deprem Tazminatı Davası Nedir? — 2026 Güncel Rehber: Müteahhit ve İdare Sorumluluğu
Türkiye, dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde yer almaktadır. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri başta olmak üzere yaşanan büyük afetler, deprem tazminatı davası konusunu hukuk gündeminin en önemli başlıklarından biri hâline getirmiştir. Deprem sonrasında binaların yıkılması veya ağır hasar görmesi nedeniyle can ve mal kayıpları yaşanmakta; bu kayıplardan müteahhit, yapı denetim kuruluşu, yapı sahibi ve idare gibi birden fazla sorumlunun hukuki sorumluluğu gündeme gelmektedir. Bu rehberde, deprem tazminatı davasının hukuki dayanakları, sorumluluk türleri, zamanaşımı süreleri, görevli mahkemeler, tazminat hesaplama yöntemleri ve dava süreci 2026 yılı güncel mevzuatı çerçevesinde kapsamlı olarak ele alınmaktadır.
1. Deprem Tazminatı Davasının Hukuki Niteliği
Deprem tazminatı davası, deprem nedeniyle meydana gelen can kaybı, bedensel zarar ve mal kaybının tazmini amacıyla açılan bir hukuki yoldur. Bu davalar, haksız fiil sorumluluğuna, sözleşmeye aykırılığa veya idarenin hizmet kusuruna dayandırılabilir.
Deprem, doğal bir afet olmakla birlikte, yapıların deprem yönetmeliklerine aykırı inşa edilmesi, yapı denetiminin gereği gibi yapılmaması veya imar mevzuatına aykırı ruhsat verilmesi gibi nedenlerle meydana gelen zararlar tamamen doğal afete bağlanamaz. Bu durumda deprem bir "tetikleyici etken" olarak kabul edilirken, asıl sorumluluk mevzuata aykırı davranan kişi ve kurumlara yükletilmektedir.
Türk Borçlar Kanunu (TBK) md. 49 hüksız fiil sorumluluğunun genel hükmünü oluşturur: "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." Deprem tazminatı davalarında bu madde, müteahhit ve yapı denetim kuruluşlarına karşı açılan davalarda temel yasal dayanak olarak kullanılmaktadır.
2. Deprem Tazminatı Davasında Sorumlular
Deprem sonucunda meydana gelen zararlardan birden fazla kişi ve kurum sorumlu tutulabilir. Bu sorumluluk, hem özel hukuk hem de idare hukuku kapsamında değerlendirilmektedir.
2.1. Müteahhit (Yüklenici) Sorumluluğu
Müteahhit, yapının inşaatını üstlenen ve projeye uygun olarak tamamlamakla yükümlü olan kişidir. TBK md. 474 uyarınca yüklenici, eseri iş sahibinin yararlarını gözeterek, sadakat ve özenle meydana getirmekle yükümlüdür. Müteahhidin sorumluluğunu doğuran başlıca hâller şunlardır:
- Kalitesiz veya standart dışı malzeme kullanılması
- Deprem yönetmeliğine aykırı inşaat yapılması
- Projenin uygulanmasında hata ve eksiklikler
- Taşıyıcı sistemde hesap hataları
- Beton kalitesinin yetersiz olması, demir donatının eksik veya uygunsuz kullanılması
Yargıtay içtihatlarına göre müteahhit, yapının tesliminden sonra da belirli sürelerle ayıptan sorumludur. TBK md. 478 uyarınca taşınmaz yapılardaki ayıplardan sorumluluk süresi teslimden itibaren beş yıl, ağır kusur hâlinde ise yirmi yıldır.
2.2. Yapı Denetim Kuruluşu Sorumluluğu
4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun gereğince yapı denetim kuruluşları, inşaatın proje ve mevzuata uygunluğunu denetlemekle görevlidir. Kanun'un md. 3 hükmüne göre yapı denetim kuruluşu, denetim faaliyeti süresince yapıda meydana gelen hasarlardan yapı müteahhidi ile birlikte müteselsilen sorumludur. Denetim görevini gereği gibi yerine getirmeyen kuruluşlara md. 8 uyarınca yeni iş almaktan men ve izin belgesi iptali gibi idari müeyyideler uygulanır.
2.3. Proje Müellifi (Mimar ve Mühendis)
Yapının statik ve mimari projesini hazırlayan mühendis ve mimarlar, projenin deprem yönetmeliğine uygunluğundan sorumludur. Proje hatasından kaynaklanan yapısal çöküş hâlinde proje müellifi de TBK md. 49 kapsamında haksız fiil sorumlusu olarak tazminat davasının muhatabı olabilir.
2.4. Yapı Sahibi (Mal Sahibi)
Türk Medeni Kanunu (TMK) md. 730 uyarınca bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapılmasındaki bozukluklardan veya bakım eksikliklerinden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Depremde yıkılan bir otel veya işyeri gibi yapıların malikleri, yapı kusurlarından kaynaklanan zararlar nedeniyle üçüncü kişilere karşı sorumlu tutulabilir.
2.5. İdare (Devlet) Sorumluluğu
İdarenin sorumluluğu, aşağıda ayrı bir bölümde detaylı olarak ele alınmaktadır (Bölüm 3).
3. İdarenin Deprem Zararlarından Sorumluluğu
Deprem nedeniyle meydana gelen zararlardan idarenin sorumluluğu, Anayasa md. 125 kapsamında değerlendirilir: "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır... İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür."
3.1. Hizmet Kusuru
İdarenin hizmet kusuru, kamu hizmetinin kötü işlemesi, zamanında yapılmaması veya hiç yapılmaması durumunda ortaya çıkar. Deprem bağlamında idarenin hizmet kusuru şu hâllerde gündeme gelir:
- Deprem kuşağında bulunan alanların imara açılması
- İmar mevzuatına aykırı yapılara ruhsat verilmesi
- Yapı denetiminin gereği gibi yapılmaması veya eksik yapılması
- 3194 sayılı İmar Kanunu hükümlerinin uygulanmaması
- Riskli yapı tespitinin ve gerekli yıkım/güçlendirme işlemlerinin yapılmaması
- Afet hazırlık ve müdahale planlarının yetersiz kalması
3.2. Kusursuz Sorumluluk (Sosyal Risk İlkesi)
Danıştay kararlarında, deprem gibi doğal afetlerde idarenin kusuru bulunmasa dahi sosyal risk ilkesi gereği sorumlu tutulabileceği kabul edilmektedir. Bu ilkeye göre idare, toplum hayatını etkileyen büyük risklerin gerçekleşmesi hâlinde, kusuru olmasa bile zararı tazminle yükümlüdür.
3.3. Sorumlu İdari Makamlar
Deprem tazminatı davalarında husumet yöneltilebilecek idari makamlar:
| İdari Makam | Sorumluluk Alanı |
|---|---|
| Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı | Yapı denetimi üst denetimi, imar planı onayı |
| Belediyeler | İmar ruhsatı, yapı kullanma izni, imar planı uygulaması |
| İl Özel İdareleri | Belediye sınırları dışındaki alanlarda imar denetimi |
| AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) | Afet yönetimi, hazırlık ve müdahale |
| Valilikler | İl düzeyinde koordinasyon ve denetim |
4. Deprem Tazminatı Davasında Zamanaşımı Süreleri
Zamanaşımı süreleri, davanın türüne ve muhatabına göre farklılık göstermektedir.
4.1. Adli Yargıda Zamanaşımı (Müteahhit, Yapı Denetim vb.)
- Haksız fiil zamanaşımı (TBK md. 72): Zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl. Yargıtay, deprem davalarında 10 yıllık süreyi deprem tarihinden itibaren başlatmaktadır.
- Eser sözleşmesi zamanaşımı (TBK md. 478): Taşınmaz yapılarda 5 yıl, ağır kusur hâlinde 20 yıl.
- Ceza zamanaşımı etkisi (TBK md. 72/1): Zarar bir suçtan doğmuşsa ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, tazminat davasında da o süre uygulanır.
4.2. İdari Yargıda Süreler (İdareye Karşı)
- İdari eylemlerden zarar görenler, zararı öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde ilgili idareye yazılı başvuru yapmalıdır (İYUK md. 13).
- İdarenin başvuruyu reddetmesi veya 60 gün içinde cevap vermemesi hâlinde, bu tarihten itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde tam yargı davası açılmalıdır.
| Dava Türü | Zamanaşımı/Hak Düşürücü Süre | Başlangıç |
|---|---|---|
| Haksız fiil (TBK md. 72) | 2 yıl / 10 yıl | Zarar ve sorumlunun öğrenilmesi / Deprem tarihi |
| Eser sözleşmesi (TBK md. 478) | 5 yıl / 20 yıl (ağır kusur) | Teslim tarihi |
| Tam yargı davası (İYUK md. 13) | 1 yıl + 5 yıl | Zararın öğrenilmesi / Eylem tarihi |
| DASK tazminatı | 2 yıl | Sigorta poliçe süresinin sona ermesi |
5. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Deprem tazminatı davasında görevli ve yetkili mahkeme, davanın muhatabına göre belirlenir:
Adli yargıda (Müteahhit, yapı denetim, proje müellifi, yapı sahibine karşı):
- Görevli mahkeme: Asliye hukuk mahkemesi
- Yetkili mahkeme: Davalının yerleşim yeri, deprem bölgesi veya davacının yerleşim yeri mahkemesi (HMK md. 6, 16)
İdari yargıda (İdareye karşı):
- Görevli mahkeme: İdare mahkemesi
- Yetkili mahkeme: Zararın meydana geldiği yerdeki idare mahkemesi (İYUK md. 36)
Tüketici mahkemesi:
- Konut satış sözleşmesine dayanılarak müteahhide karşı açılan davalarda, taşınmazın değerine göre tüketici mahkemesi de görevli olabilir (6502 sayılı TKHK md. 73).
Önemli not: Aynı deprem olayı nedeniyle hem idareye hem de özel kişilere karşı dava açılabilir. Bu durumda idareye karşı idare mahkemesinde, müteahhide karşı asliye hukuk mahkemesinde ayrı ayrı dava açılması gerekir.
6. Tazminat Türleri ve Hesaplama
Deprem tazminatı davasında talep edilebilecek tazminat kalemleri şunlardır:
6.1. Maddi Tazminat
- Yapı hasarı: Binanın onarım veya yeniden yapım maliyeti
- Eşya ve menkul zararı: Depremde zarar gören ev eşyası, araç, ticari mallar
- Kira kaybı: Kullanılamaz hâle gelen taşınmazdan elde edilemeyen kira geliri
- İş gücü kaybı: Yaralanma nedeniyle çalışamama süresi ve sürekli iş göremezlik
- Tedavi giderleri: Yaralanma hâlinde yapılan sağlık harcamaları
- Destekten yoksun kalma tazminatı: Ölüm hâlinde, ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin zararı
6.2. Manevi Tazminat
TBK md. 56 uyarınca bedensel bütünlüğün zedelenmesi veya ölüm hâlinde zarar görenin yakınlarına manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminat miktarı hâkimin takdirine bırakılmış olup olayın ağırlığı, tarafların ekonomik durumu ve kusurun derecesi gibi ölçütler dikkate alınır.
6.3. Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
TBK md. 53 uyarınca, ölen kişinin yaşamında destek sağladığı kişiler (eş, çocuklar, anne-baba) destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir. Bu tazminat, ölenin mirasçısı sıfatıyla değil, bizzat destek ilişkisi nedeniyle istenen bağımsız bir tazminattır. Hesaplamasında ölenin geliri, yaşam süre beklentisi, destek oranı ve peşin sermaye değeri (TRH-2010 veya PMF yaşam tabloları) esas alınır.
6.4. Tazminat Hesaplamasında Dikkat Edilecek Hususlar
Hesaplama Örneği (2026 verileri):
Depremde vefat eden 35 yaşındaki bir çalışanın aylık geliri net 28.075 TL (2026 asgari ücret) olsun. Eşine %25, iki çocuğuna (her birine) %12,5 destek oranı uygulandığında:
- Eşe yıllık destek: 28.075 × 12 × 0,25 = 84.225 TL/yıl
- Her çocuğa yıllık destek: 28.075 × 12 × 0,125 = 42.112,50 TL/yıl
Bu tutarlar, bakiye ömür süresi ve iskonto oranı (peşin sermaye değeri) ile çarpılarak toplam tazminat hesaplanır. Kesin hesaplama aktüerya bilirkişisi tarafından yapılır.
7. Müteselsil Sorumluluk
Deprem tazminatı davalarında en önemli ilkelerden biri müteselsil sorumluluktur. TBK md. 61 uyarınca birden fazla kişinin aynı zarara birlikte neden olması hâlinde sorumlular müteselsilen sorumludur.
Buna göre depremde yıkılan bir binadan zarar gören kişi, aşağıdaki sorumlulardan herhangi birine veya tamamına birlikte başvurarak zararının tamamını talep edebilir:
- Müteahhit (yüklenici)
- Yapı denetim kuruluşu
- Proje müellifi (mimar, inşaat mühendisi)
- Yapı sahibi (mal sahibi)
- Arsa sahibi (kat karşılığı inşaat hâlinde)
Tazminatı ödeyen sorumlunun diğer sorumlulara rücu hakkı saklıdır. Rücu davasında her bir sorumlunun kusur oranı dikkate alınır.
8. Deprem Tazminatı Davasında İspat ve Deliller
Deprem tazminatı davasında ispat yükü kural olarak davacıya aittir. Davacının ispatlaması gereken unsurlar şunlardır:
- Zarar: Maddi ve manevi zarar miktarı
- Hukuka aykırılık: Mevzuata aykırı inşaat, denetim eksikliği
- İlliyet bağı: Zarar ile hukuka aykırı fiil arasındaki nedensellik
- Kusur: Sorumluların ihmal veya kastı (yapı sahibi sorumluluğunda kusur aranmaz)
Delil türleri:
- Hasar tespit raporları (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya belediye)
- Bilirkişi raporları (inşaat mühendisi, aktüerya uzmanı)
- Yapı ruhsatı, yapı kullanma izni, mimari ve statik projeler
- Deprem bölgesindeki diğer yapıların durumu (emsal karşılaştırma)
- Tanık beyanları
- Fotoğraf ve video kayıtları
9. Dava Süreci ve Aşamaları
Deprem tazminatı davası adım adım şu şekilde ilerler:
Adli yargıda (Müteahhit ve diğer özel kişilere karşı):
- Hasar tespiti: Sulh hukuk mahkemesinden delil tespiti talep edilir
- Arabuluculuk: Ticari uyuşmazlıklarda dava öncesi arabuluculuk zorunlu olabilir
- Dava dilekçesi: Asliye hukuk mahkemesine maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açılır
- Bilirkişi incelemesi: Mahkeme, kusur oranı ve tazminat hesaplaması için bilirkişi atar
- Karar: Mahkeme, bilirkişi raporu ve delillere göre karar verir
- Kanun yolları: İstinaf ve temyiz yollarına başvurulabilir
İdari yargıda (İdareye karşı):
- İdareye başvuru: Zarar, yazılı dilekçeyle ilgili idareye bildirilir (İYUK md. 13)
- Bekleme süresi: İdarenin 60 gün içinde yanıt vermesi beklenir
- Tam yargı davası: İdare mahkemesinde tam yargı davası açılır
- Bilirkişi incelemesi: Hizmet kusuru ve tazminat hesaplaması yapılır
- Karar ve kanun yolları: İstinaf → Danıştay temyiz
Dava süresi: Deprem tazminatı davaları genellikle 2–4 yıl sürmektedir; ancak istinaf ve temyiz aşamalarıyla birlikte süre 5–7 yıla uzayabilmektedir.
10. Deprem Sigortası (DASK) ve Tazminat İlişkisi
6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu uyarınca zorunlu deprem sigortası (DASK), konut niteliğindeki taşınmazlar için zorunludur. DASK, depremden kaynaklanan yapı hasarlarını belirli bir teminat limitine kadar karşılar.
DASK tazminatı ile hukuki tazminatın ilişkisi:
- DASK kapsamında alınan tazminat, müteahhit veya idareden talep edilen tazminattan düşülmez; bunlar birbirinden bağımsız haklardır.
- DASK, ödeme yaptığı tutarı, kusuru bulunan müteahhit veya diğer sorumlulara rücu edebilir.
- DASK teminat limiti, 2026 yılı itibarıyla konutun büyüklüğüne ve konumuna göre belirlenmektedir; güncel limitler için DASK'ın resmi web sitesi kontrol edilmelidir.
11. Cezai Sorumluluk
Deprem sonucu can kaybı veya yaralanma meydana gelmesi hâlinde, sorumluların cezai sorumluluğu da gündeme gelir:
- Taksirle öldürme (TCK md. 85): 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası; birden fazla ölüm hâlinde 2 yıldan 15 yıla kadar
- Taksirle yaralama (TCK md. 89): 3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası
- Bilinçli taksir (TCK md. 22/3): Ceza üçte birden yarısına kadar artırılır
- İmar kirliliğine neden olma (TCK md. 184): 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası
Ceza davasının tazminat davasına etkisi: Ceza davasında tespit edilen kusur oranı, hukuk mahkemesini bağlamaz; ancak güçlü bir delil niteliği taşır. Ayrıca TBK md. 72 gereği ceza zamanaşımı süresinin daha uzun olması hâlinde, tazminat davasında da bu süre uygulanır.
12. 6306 Sayılı Kanun ve Riskli Yapı Tespiti
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, riskli yapıların tespit edilmesi ve dönüştürülmesini düzenlemektedir. Bu kanun, deprem öncesi önleyici tedbirler açısından büyük önem taşır.
Riskli yapı tespiti, yapı maliki veya kanuni temsilcisinin talebiyle Bakanlıkça lisanslandırılmış kuruluşlar tarafından yapılır. Riskli olarak tespit edilen yapılar için malik kararıyla yıkım veya güçlendirme işlemi gerçekleştirilir.
Deprem tazminatıyla bağlantısı: Riskli yapı tespiti yapılmasına rağmen gerekli işlemleri yapmayan veya tespiti engelleyen malik, deprem sonrası oluşan zararlardan daha ağır sorumluluk altına girebilir. Benzer şekilde, riskli yapı tespiti yaptırılması gereken bir alanda bu işlemi yapmayan idare de hizmet kusuru nedeniyle sorumlu tutulabilir.
13. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Deprem tazminatı davası kime karşı açılır?
Deprem tazminatı davası, binanın müteahhidine, yapı denetim kuruluşuna, proje müellifine (mimar ve mühendise) ve yapı sahibine karşı adli yargıda; ruhsat ve denetim sorumluluğu bulunan belediye, valilik veya Bakanlığa karşı ise idari yargıda açılabilir. Birden fazla sorumluya aynı anda dava açılması mümkündür.
2. Deprem tazminatı davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Haksız fiil zamanaşımı, zararın ve sorumluların öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde deprem tarihinden itibaren 10 yıldır. Eser sözleşmesinde taşınmaz yapılar için 5 yıl, ağır kusur hâlinde 20 yıldır. İdareye karşı ise 1 yıl içinde idareye başvuru ve 5 yıllık üst sınır uygulanır.
3. DASK ödemesi alan kişi ayrıca tazminat davası açabilir mi?
Evet. DASK ödemesi, zorunlu deprem sigortası kapsamındaki hasar bedelidir. Bu ödeme, müteahhit veya idareden talep edilen tazminattan bağımsızdır. DASK ödemesi almak, ayrıca tazminat davası açma hakkını ortadan kaldırmaz.
4. Deprem tazminatı davasında hangi mahkeme görevlidir?
Müteahhit ve diğer özel kişilere karşı asliye hukuk mahkemesi, idareye karşı ise idare mahkemesi görevlidir. Konut satışına dayanan tüketici uyuşmazlıklarında tüketici mahkemesi de görevli olabilir.
5. Depremde kiracının hakları nelerdir?
Kiracı, deprem nedeniyle kullanılamaz hâle gelen konutta kira ödeme yükümlülüğünden kurtulur (TBK md. 136, ifa imkânsızlığı). Kiracı ayrıca, yapı kusurundan kaynaklanan zararları (eşya hasarı, tedavi giderleri, kira farkı) müteahhit veya yapı sahibinden talep edebilir.
6. Deprem tazminatı davası ne kadar sürer?
Deprem tazminatı davaları ortalama 2–4 yıl sürmektedir. Bilirkişi incelemesi, taraf sayısının fazlalığı ve istinaf-temyiz süreçleri davayı uzatabilir. İdari yargıda süre genellikle daha kısa olmakla birlikte, Danıştay temyiz aşamasıyla toplam süre 5–7 yıla ulaşabilir.
7. Deprem tazminatı davasında avukatlık ücreti ne kadardır?
TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) göre 2026 yılında asliye hukuk mahkemelerinde maktu avukatlık ücreti 30.000 TL + KDV'dir. Ancak tazminat davalarında avukatlar genellikle dava değeri üzerinden yüzdelik (genellikle %10–25 arası) anlaşma yapmaktadır.
14. Sonuç
Deprem tazminatı davası, deprem sonucunda meydana gelen can ve mal kayıplarının hukuki yollarla tazmini için en etkili araçtır. Türk hukuk sisteminde müteahhit, yapı denetim kuruluşu, proje müellifi, yapı sahibi ve idarenin sorumlulukları açıkça düzenlenmiş olup, bu sorumlular müteselsilen tazminat ödemekle yükümlü tutulabilmektedir.
Deprem tazminatı davası açmayı düşünen kişilerin, zamanaşımı sürelerini kaçırmamaları, hasar tespitini yaptırmaları ve delilleri koruma altına almaları büyük önem taşımaktadır. İdareye karşı açılacak davalarda dava öncesi idareye başvuru zorunluluğunun bulunduğu unutulmamalıdır. Davada birden fazla sorumluya aynı anda başvurulması, zararın eksiksiz tazminini sağlamak açısından önerilmektedir.
Deprem tazminatı konusunda uzman bir avukattan hukuki destek alınması, sürecin sağlıklı yürütülmesi ve hak kayıplarının önlenmesi açısından tavsiye edilmektedir.
Kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, md. 49, 53, 56, 61, 72, 474, 478
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, md. 730
- 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun, md. 3, 8
- 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun
- 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu
- 3194 sayılı İmar Kanunu
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, md. 22, 85, 89, 184
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK), md. 13, 36
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), md. 6, 16
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK), md. 73
- Manevi Tazminat — Genel İnceleme (RAG Kaynak)
- İş Sağlığı ve Güvenliği — İş Kazaları, Tazminat, Rücu Davaları Uygulama (RAG Kaynak)
Anahtar Kelimeler: deprem tazminatı davası, deprem tazminatı, müteahhit sorumluluğu, yapı denetim sorumluluğu, idare sorumluluğu, tam yargı davası, deprem zamanaşımı, deprem tazminatı hesaplama, destekten yoksun kalma, DASK, riskli yapı, deprem davası 2026, hizmet kusuru, müteselsil sorumluluk, yapı sahibi sorumluluğu

Yorumlar
Bu makaleyi daha iyi hale getirin — üye olmadan yorum bırakabilirsiniz.